3.8.05

Kurbağa Prenses

Birkaç yüzyıl sonra, Hazar denizi kıyısında kabuklarında yazılar bulunan iki kaplumbağa yakalandı. Yazılar birbirini seven bir erkek ve bir kadının mesajlarını içeriyordu. Kaplumbağalar sürekli birlikte geziyorlardı ve sırtlarında aşıkların mesajlarını okumak mümkün oluyordu.

Erkeğin mesajında şunlar okunuyordu:
Hiçbir zaman erken kalkmayan o genç kız gibisin. Bu genç kız komşu köye gelip gittiğinde ve ilk kez erken kalkmak zorunda kaldığında tarlalardaki kırağıyı görünce şöyle dedi: "Bizim köyümüzde hiç olmaz bunlardan!"Aynı onun gibi sen de dünyada aşk olmadığını düşünüyorsun, çünkü onunla karşılaşabilcek kadar erken kalkmadın hiçbir zaman, oysa o, her sabah vaktinde oradaydı...

Kadının mesajı daha kısaydı, yalnızca birkaç sözcükten oluşuyordu:
Vatanım sessizlik,gıdam suskunluktur. Kürekçinin kayığında oturması gibi oturuyorum ben de adımın içinde. Ve uyuyamadığım sürece nefret ediyorum senden.

Mukaddesi keçi biçiminde bir mezara gömüldü.


Kitap okurken uyuya kalmayı çok seviyorum ve bu tatlı uykuda rüya görmeyi.

Bu alıntıda iki aşık birbirini seviyor mu sevmiyor mu anlamadım. Çok derin bir anlam ihtiva ediyor olmalı. Adamın sözleri etkileyici. Yani insan kafasını öne eğip dudaklarını büzüyor doğrusu Bilmiyorum... Kurbağaysak sebebi var kardeşim. Dert çekerim laf çekmem böyle bişey olur mu? Kurbaa neyin var? Golüm var anasını satiimmm!... 14 tane! Kurbağa liginde! :/